Çocuk Edebiyatında Çizgi Film ve Dijital Oyun Etkisi

Dilge Güney, 16 Nisan 2020, İzmir

Ortalama Okuma Süresi: 8 dakika

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2016 verilerine göre, Türkiye’de her on çocuktan dokuzu hemen her gün televizyon izliyor. Özellikle 6 -10 yaş grubu çocuklarca en çok izlenen program türü %93,8 ile çizgi filmler. 2013 yılında yapılan istatistiklere göre ise, bilgisayar kullanımına ortalama başlama yaşı 8, internet kullanımına ortalama başlama yaşı 9, cep telefonu kullanımına ortalama başlama yaşı 10. Çocukların %45,6’sı hemen her gün internet kullanıyor. Bu oranların 2020’ye kadar geçen zaman içerisinde kullanımı artıracak şekilde yükseldiği de şüphesiz. Medyanın ve dijital oyunların hızla değişen çocukluk kültürüne yansımalarını açık bir şekilde görüyoruz.

Medya ve edebiyat arasındaki ilişki nasıl?

Edebiyat ve medya birbirinden bağımsız kültürel araçlar gibi görünseler de aslında aralarında esaslı bir rekabet mevcut. Ancak, okuma becerilerinin yeterince gelişmemiş olduğu çocukluk çağında edebiyatın, teknolojinin çekici ve kolaycı dünyası ile baş edebilmesi kolay değil. Her şeyden önce edebiyatçının rakibini iyi tanıması, çocuklar arasında popüler olan çizgi filmleri ve dijital oyunları takip etmesinin yol gösterici olacağını düşünüyorum.

İlginç bir örnek: Esrarengiz Kasaba

Dünyanın çizgi dizi ve animasyon endüstrisini elinde tutan Disney’in, Alex Hirsch tarafından yaratılan, orijinal adıyla “Gravity Falls” ve Türkiye’de yayınlanan adıyla “Esrarengiz Kasaba” isimli çizgi dizisi, Disney XD 2.9 milyon izleyici ile kendi rekorunu kırmıştı. Bu açıklamalar kız çocuklarını ısrarlı “prenseslik” vurgusu ile güzellik odaklı olmaya, erkek çocuklarını şiddet kullanmaya, güç peşinde koşmaya ve hepimizi süslü püslü ürünleriyle tüketime özendiren Disney için bir olumlama değil. Ancak yaptıkları işler hem çocuklar tarafından çok seviliyor hem de Esrarengiz Kasaba’nın IMDB (İnternet Film Veri Tabanı) puanının 8.9 olduğunu düşünürsek, büyüklerin de sevebileceği kalitede işler ortaya konuyor.

Esrarengiz Kasaba, ebeveynleri tarafından yaz tatilini geçirmeleri için büyük amcaları Stan’in yaşadığı Oregon'a gönderilen ikiz kardeşler Dipper ve Mabel’ın başlarından geçen maceraları anlatıyor. Dipper’ın Oregon'daki gizemleri anlatan eski bir günlük bulmasıyla başlayan olaylar, Stan Amca'nın yanlışlıkla farklı bir boyuta gönderdiği kardeşini kurtarma çalışmaları ve bunun için dünyayı ele geçirmeye çalışan Bill Chipper ile girecekleri mücadelelerle devam ediyor. Çizgi dizinin merak unsurunu sürekli kullanmasının ve iyi bir mizah anlayışının ürünü olmasının yanı sıra içerdiği uzaylı araçları, bir tür kavanoza sıkıştırılmış boyut yırtığı, bu yırtığı yapıştırmak için aradıkları uzaylı yapıştırıcısı, Bill Chipper’in başka bir boyuttan getirdiği 88 suratlı canavar ve benzeri tuhaf dostlarıyla yarattığı tuhaflıklar kıyameti, hafıza siliciler, canlanan balmumu heykelleri gibi fantastik unsurlar Alex Hirsch’in hayal gücünün sınırları olmadığını bize gösteriyor.

Dijital oyunlar ise, yukarıda söz ettiklerime ek olarak çocuğun hayatında oyunun gücünü ve dijital platformaların sağladığı imkanları da kullanarak oldukça cazip alternatifler sunuyor. Bunlara ek olarak, son dönemde yapılmaya başlanan interaktif çizgi filmler ile dijital oyunlar benzeşmekte, çocuğa hikayenin kaptanı olma ve başarma hazzını yaşatarak edebiyat karşısında daha da tercih edilir hale gelmektedir.

Görüleceği üzere “… çocuğun medya aracılığıyla hikaye ve hayali dünyalar konusunda, kalitesini beğenelim beğenmeyelim, hatırı sayılır birikimi olduğunu” (Ewers, Ersin Çetinbaş Çevirisi) kabul etmemiz gerek. Yukarıda bahsettiğimiz yaratıcılık düzeyi ile muhatap olmuş çocukları, gündelik hikayelerle kitaplara çekmek pek mümkün görünmüyor. Kahramanın hikayesinin çizginin üstüne taşınması, kendi benzerleri arasında bile sıradışı olması gerekiyor ki çocuk, henüz fiili olarak okuma mücadelesi verdiği bu dönemde, kitabı çekici bulabilsin. Çizgi film ve dijital oyunlarda sıkça başvurulan bilimkurgu ve fantastik unsurlardan faydalanmak iyi bir başlangıç olabilir.

“Günümüz popüler çocuk romanları dediğimizde, özellikle fantastik kurgulu romanlar ön plana çıkmaktadır… Tüm dünyada bu kitapların en çok satan kitaplar arasında olması, içinde yaşanılan sosyolojik gerçekliğin bir yansımasıdır.” (Necdet Neydim)

Dünyada yaşanan savaş, terör, salgın hastalık, deprem, çevre felaketleri, ekonomik kriz, teknoloji istilası gibi trajediler insanları yeni dünyalar keşfetmeye itiyor. Masalların yeniden popüler hale gelmesi ve fantastik edebiyatın ve bilimkurgunun yükselişi de, gerçeküstü düzlemde geçen kurgulara duyulan sempatinin en önemli göstergesi. Çocuklar için de durum farklı değil.

“Sanal bir dünya ile çok fazla karşılaşılan ve bu dünya içinde her türlü olumlu olumsuz bilgiye görsel ve işitsel olarak ulaşabilen çocuk, kendi gerçekliği içinde korkulara da sahip olmaktadır. Günümüz çocuğunun en önemli sorunlarından olan yalnızlık, yarışma zorunluluğu onu, kendi dünyasında tek başınalığa ve çaresizliği itmekte, bu durumda kendisine sunulan fantastik dünyanın kahramanlarıyla özdeşleşme yolunu seçmektedir… Fantastik, bir yönüyle çocuğun kendi sorunlarıyla gerçeküstü bir düzlemde karşılaşmasını sağlamakta ve ruhsal rehabilitasyon işlevini de yerine getirmektedir. Bu yönüyle olumlu bir işlev yüklenen fantastik edebiyat ürünleri, gerçek anlamda edebî/estetik değer taşıyan ürünler, çocuğun kendisini keşfetmesini ve yaşamla iletişim sağlama işlevini yerine getirirken, onun okuma zevkine de katkı sağlamaktadırlar.”(Necdet Neydim)

FANTASTİK EDEBİYAT VE GERÇEKLİK

Üstelik fantastik edebiyatın dünya gerçekliğini anlatmakta en elverişli yollardan biri olduğu açıktır. Karanlıkla aydınlığın ebedi mücadelesini çocuğa aktarmakta kullanabileceğimiz fantastik kurgular; gerçeklerle hayaller arasında kolayca geçiş yapabilen çocuğa, ışığın altında kalabilme, aydınlık yarınlar için mücadele edebilme gücünü de verecektir. Şu anda içinde yaşadığımız dünyanın birilerinin geçmişte kurduğu hayallerin ürünü olduğunu düşündüğümüzde, bugünün çocuklarının kuracağı hayallerin önemini ve yukarıda yer alan açıklamalardan da yola çıkarak fantastik edebiyatın ve bilimkurgunun önemini kavrarız.

Eğer dünyaya çocuk gözüyle bakabilmek istiyorsak, onların adımlarını izlememiz gerektiğini aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Bu yüzden çocuklarca sevilen çizgi diziler ve dijital oyunları takip etmek, günümüz gerçekliğine kafa tutmak yerine; “çocuklar nelerden hoşlanıyor?” sorusunu sormak, edebiyatta da günümüz çocuklarının ilgisini yakalayabilmenin ilk anahtarıdır.